Noktalarımdan Dışarıya…
“Nerede hata yaptığını bilmediğin adımlar olabilir, gittiğin yolu bildiğin sürece doğruluğu veya yanlışlığı kabul edilmiştir. Adımların...
“Nerede hata yaptığını bilmediğin adımlar olabilir, gittiğin yolu bildiğin sürece doğruluğu veya yanlışlığı kabul edilmiştir. Adımların...
Karışan hayallerin arasında gerçeği arıyorum. Gittikçe daha geriye giderken adımlarımı tekrarlıyorum. Zihnimin köşelerinde kendimle...
Dostluğuna sığındığım kalemimin duvarlara vuran yankısı, sesin… Kulaklarımda nefes alan sonbahar, kitaplarımı açtığımda kurumuş birer...
Hayatımı çalan piyanonun tuşlarının avuçlarıma yıkılması gibiydi herşey hızlı ve sesli... Sessizliğinde kayboldum, sesten kaçarken......
Binbir ışık arasında saklanıyorlar,adımlarını duyuyorum, kim olduklarını biliyorum. Karanlığımı arıyorum, saatler geçtikçe geceye...
İnsan yarası olan yerden anlar insanı… Tanıdık hislerdir yakınlaştırdığı kadar yabancılaştıran… Asla tanıyamaz istediği kadar asla...
Ay'ın geceyi fısıldadığı bir akşam kavuşalım. Yılların kumaşını pabuçlarımızla eskitelim. Bir nefise bin esip, özlemin içinden bir mısra...
Zihnimin ıssız sokaklarının karanlık sırları kuyrukları birbirine değmeden geziniyorlar. Dürüstçe itiraf etsem de bilinemeyecek ...
Anlaşılmamışlığın gizemi olur mu hiç? Satırlar bunu mu saklar içinde? Bu yüzden mi çeker insanı en içine, derinine? Bıkmışsa, yorulmuşsa...
İnsanlar asla anlamazlar ellerinde saklı olanın karanlık olduğunu, karanlık renkleri saklar, renkler ışıkları, tüm ışıklar sönerken...
Seni kafamdan kovaladım bu gece, anıları bir kenara sıkıştırdım. İçimde kalıp gittiğin her saniye kendimden verdim. Yine de sana...
Koca deniz sarsa ruhumu alamaz içindekileri Bir ırmak aksa gözlerimden bitiremez ırmaklarını Evren duysa sesimi sağır olur bilemez...
Binbir tarafını saran aydınlık nefes verir karanlığımın derininde ki denizlere... Hayat benden aldığı parçaları eskitirken senin...
Unuttuğum şeyler mi çevreler şu uçsuz bucaksız benliğimi? Özlem bundan mı kaçar ruhumun derinlerine? Aşk’a yazsam verir mi ki bana...
İçime oturanların akıntısına kapılıyor ruhum .Bir gece yarısı kapım çalıyor, rüzgar esiyor binbir masal olmasa da binbir anı geliyor...
Satırlar yaranı sarmak yerine acıtmaya başlayınca anlıyorsun içinde sakladığının kalbinle atmaya başladığını , başlarda bu insana biraz...
İnsan ne kadar emin olurdu yaşadıklarından? Kaç defa yıkılır, kaç defa doğardı? Hak ettiklerimiz miydi hep bize verilen yoksa değer...
İçimden kopanlar her seferinde bir şeyler götürüyor fakat sanırım sen daha fazlasını aldın. Öyle bir boşluk bıraktın ki nereye ait...
Hayat kazandıklarımız değildi kaybettiklerimizdi ,kaybedilişlerimizdi çünkü her biri kazandığımızı sandıklarımızdan daha büyük hediyeye...
Gecenin ışığında yalnızlığımla uykusuz dans ediyorum, beynimdeki dayanılmaz kuruntular izin vermiyor huzur bulmama, tüm ruhumu yakıyor...